adresinde bir acaip haber var. Cezaevinde, meşhur Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunurken gerekli tedaviyi göremeyerek, bir yıl içinde gözle görülür biçimde eriyip giden, tahliye edildikten bir kaç gün sonra yaşamını kaybeden Okkır, suçlandığı iddia edildiği konuda temiz çıkmış. Yani tutuklanma iddiası olan “Ergenekon çetesi/tarikatı/loncası/kulübü/sendikası/futbolkulübü ‘nin finans kaynağı olmakla…” suçlanmadığı, bu konuda bir somut delil olmadığı söyleniyor…
İşte tam da bu yüzden… Suçun niteliği, kesin görünme oranı, yürek paralayıcılığı önemsiz olarak
a) Kim olursa olsun, yararlanılması gereken temel haklara insan hakları denir, HİÇ BİR ayrım gözetmeksizin, herkes bu haklara sahiptir ve hukuk, otorite bunu böyle kabul etmelidir.
b) Her kim, bir konuda suçlanıyorsa, suç kesinleşene kadar masum olduğu kabul edilir.
Irak için canlı kalkanlar eylemleri sırasında tanıştığım Şaban Dayanan Okkır’ın başına gelenler ifşa olduğunda bir açık mektup yayınlamıştı. Mektubuna “İnsan hakları herkese… Darbecilere de” başlığı atmış, sonuçta şöyle bir şey demeyi deniyordu:
“Gerçek sivil bir Türkiye’de yaşamak istiyorsam darbecilerimizin de yaşam hakkını, adil yargılanma haklarını savunmalıyız.
İnsan hakları herkese “darbeci bile olsa”
Namus böyle boktan bir şey işte, gerçekten de birileri hayatını zindan etmeye and içtiğinde bile, gelip de dikiliyor karşına… Sen namlunu ona çevirmiş olmanın huzuru içindesin, ama arana giriyor. Haklı mısın diye tekrar tekrar sorduruyor sana… Sağol Şaban abi, karşımızda kim olduğuna değil, bizim kim olduğumuz sorusuna verdiğimiz yanıtın bize yol göstermesi gerektiğini hatırlattığın için.
Ben bu yüzden, insanlar diledikleri kıyafetle yaşamalı, eğitim yaşamlarını sürdürmeli diyorum. Başlarına doladıkları kumaş, onları benim gözümde bir embesil yerine koysa bile… Oysa sözümona darbe karşıtı olmakla gurur duyan AKP, elinde 10 yıldır fırsat olmasına rağmen Marmaris Paşasını yargılayabilecek düzeneği çalıştırmıyor mesela… Ama bir insanı adalet teyzemizin gözlerinin bağlı olduğuna mutlu olacağı şekilde, kendi hastalığından yararlanarak öldürürken bu konuya ilişkin sözlerimiz darbe çığlıkları arasında duyulmayabiliyor. Duyulmalı! Tam da bu yüzden…


