Ünlü tuvalet yazısı “Kilroy was here” kadar anonimleşmiş, pasifist bir iyi dilek olarak “Bir gün bir savaş çıksa ve kimse gitmese…” sloganı, dilin mesaja uygunluğu konusunda en başarılı örneklerden biri herhalde. Bunu sağlayacak bir mekanizmaya işaret etmeyen, kendiliğinden, itaatsizlikten ibaret bir öngörü ve hayalle örülü bir direniş çağrısı. Sakladığı “hayırlısı” duygusunun yanında, tersine çevrilmeye bu kadar müsait bıkkınlığı da tedirgin edici. Ya bir gün sadece ürettiklerimizi satın alabileceğimiz kadar boş vaktimiz olsa, kalan bütün vakitte anlamsız koşullarda çalıştırılsak ve kimse isyan etmese? Bu da mümkün görüldüğü kadarıyla. Demek ki birbirimizle konuşmaya, haberleşmeye ve “o gün hiç birimiz gitmiyoruz savaşa, anlaştık değil mi?” diye son bir kontrole ihtiyacımız olabilir.

Continue reading »

 

Temmuz 2005′te, yanlışlıkla planlanan günden önce satılıveren 14 adet Harry Potter ve Melez Prens kopyası Kanada’yı epeyce karıştırmıştı. Kitapların Kanada yayıncısı Raincoast Books, mahkemeye başvurarak kitap sahiplerinin resmi yayın gününden önce kitabı okumaları ve tartışmalarını engelleyen bir karar çıkartmayı başardı. Hemen sonrasında da bu kişilere kitapları ertesi gün getirmeleri karşılığında imzalı birer kopya ve tişört hediye edeceğini duyurdu.

Continue reading »

 

Express dergisi Temmuz 2009 sayısından…

Wikipedia, kendi tanımıyla, herkesin yazabildiği özgür bir ansiklopedi. 2001 yılında, herkesin erişimine açık ama konvansiyonel editoryal süreçleri içeren bir ansiklopedinin taslak maddeleri üzerinde birden çok kişinin çalışabilmesi için kurulmuş. Ancak kısa sürede öyle bilinir ve kullanılır hale gelmiş ki, ana projenin pabucunu dama atmayı başarmış. Sekiz yılda, 3 milyonu İngilizce, 10 milyondan fazla madde ve 5 milyona yakın görsel/işitsel dosya içeren ansiklopedi, bugün İnternetin en popüler yedinci adresi.

Continue reading »

Aug 082009
 

Express dergisi Haziran 2009 sayısından…

Youtube’a erişimin engellenmesinin birinci yılı geride kaldı. Ana akım medya, kamunun bu konuda ilk günlerdeki hararetli sıkıntısını görmeyince bu yıldönümünü şöyle bir geçiştirdi. Malum, memleketin “sabık düşünce suçlusu” başbakanı, yasağın hâlâ sıcak olduğu günlerde sivil itaatsizliğe çağrırcasına mı bilinmez, “ben giriyorum youtube’a, siz de girin” demişti. Eh, insanlar da boş durmayıp öğrenmeye koyuldular besbelli, sansürü aşıp Youtube’a girmeyi…

Continue reading »

 

Ne konserdi be! Son bir yıl içinde başka memleketlerden gelen yedi kişi/topluluk dinlemişim. Hepsi iyi konserlerdi. İkisi Rock’n Coke dahilinde olmasına ve öyle bir etkinlik için yaşlandığımı anlamama rağmen. New Model Army de yeni ve genç kadrosuyla karşıma çıkınca son üç konserde iyice Justin & Friends tınılarına alışmış olarak epey dağılmıştım. Aslında galiba sükunet arıyormuşum konserler boyunca (gerçi Ez3kiel de sükunetten uzaktı ama keman konçertosu dinler gibi huzurluydum bir yandan da) şimdi bakınca öyle göründü. Eh aranan şey sakinlik, sükunet, huzur, huşu falan olunca yahudi olmakla suçlanan bir zen rahibinin ayinine katılmak iyi bir fikirmiş.
Continue reading »