Sunay Akın’ın İstanbul Oyuncak Müzesi projesini duyduğumdan beri merak etmiş, ancak geçen yıl gitme fırsatı bulmuştum. Express’in Şehir Hatları bölümüne yazdığım yazıyı, bugün ikinci kez gidince bloga koymadığımı hatırlayarak burada da paylaşmamın iyi olacağını düşündüm. Alttaki yazı Express 117. sayıdan naklen… Fotoğraflar bugünden…

Continue reading »

 

Hani insan zaman zaman başına gelen bir şeyi, “bir gün çocuklarıma anlatabileceğim bir hikaye bu…” diye hisseder ya… (Gerçi bu genelde filmlerde olur herhalde ama…) Bundan sekiz yıl önce, neredeyse yirmi gün boyunca, gece gündüz demeden Ankara sokaklarında yürüttüğümüz kampanyanın sonucunda yüzbinlerce insanın bir araya geldiği dev mitingle Türkiye’nin Irak’ın işgal edilmesine taraf olmasına engel olmuştuk. Ben de bugünü öyle hatırlıyorum… 1 Mart 2003 muhteşem bir gündü…

 
18 Haziran Cuma günü karne günü, milyonlarca öğrenci karne alacak. Etiler Otelcilik Turizm Meslek Lisesi Öğrencileri mutsuz, öğretmenleri mutsuz. Okulları TOKİ’ YE satıldı. Etiler Otelcilik Turizm Meslek Lisesi Öğrencileri karne değil okulumuzu istiyoruz diyorlar. Okullarından alacakları son karneyi mutsuzluklarının ifadesi olarak saklamak istemiyorlar.
Okulları satılan Etiler Otelcilik Turizm Meslek Lisesi ve satışı planlanan diğer okulların Öğrencileri Cuma günü saat 10.00 da okullarının önünde; karnelerini ailelerinin, öğretmenlerinin, basının önünde yırtacaklar, yakacaklar! Okuluma Dokunma İnisiyatifi olarak Cuma günü Etiler Otelcilik Turizm Meslek Lisesi Öğrencilerinin yanında olacağız. Bu öğrenciler bizim, öğrencilerin haklı, meşru tepkisinde yanlarında olalım, onları yalnız bırakmayalım!
Buluşma zamanı ve yeri, 18.Haziran Cuma Günü saat 10.30 // Etiler Otelcilik Turizm Meslek Lisesi Önü (Ak Merkez çaprazı) Lütfen yayabildiğiniz kadar yayın. Okullar da alışveriş kültürünün, rant kültürünün yıkıcılığından nasibini almasın. Blogda yazın, sosyal medyada paylaşın, okulların bile artık satıldığını, o noktaya geldiğimizi eşinize, dostunuza duyurun.

 

19 Haziran Cumartesi günü, 13:00 – 17:00 arasında Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsünde bir araya geliyor ve İnternet yasaklarına karşı neler yapabileceğimizi konuşuyor olacağız. Biz kim miyiz? İnternetin özgür olması gerektiğine inanan bireyler… Herkese açık… Gelin, katılın, birlikte konuşalım. Önden gündemde illa ki konuşulmalı diye düşündüğünüz, gelemeyecekseniz bile konuşulsun istediğiniz şeyleri de iletebilirsiniz: Adres: http://friendfeed.com/netdas/90925dc4/internet-sansurune-kars-ortak-platform

 

Evrim Kepenek basın açıklamsıTaraf Gazetesi’nde “stajyer” konumunda bir sene çalıştırılan ve ardından seni kadroya almıyoruz denilerek ilişiği kesilen Evrim Kepenek’in gazeteye açtığı tazminat davasının ikincisi yarın saat 11′de, Kadıköy’deki iş mahkemesinde gerçekleşecek. (basın bülteninden)

Klasik hikayeler ne yazık ki bunlar… Ne hak ve hukuk taraftarı olmak, ne meselelere soldan bakıyor olmak, birilerinin hakkını çiğnemeye engel olmuyor bu ülkede. Taraf’ın sicili pek iyi sayılmaz zaten… Daha önce Ahmet Şık atılmış ve gazete yönetimi bunu “bir mücadele veriyoruz, arada böyle şeyler yaşanır” diye geçiştirmişti. Ankara bürosuyla yönetim arasındaki gerginlik kendine çok daha geniş yer bulmuştu… (ekşisözlük’ten bir express alıntısı)

Bu davayı takip etmek lazım… Bu hikayeyi yaygınlaştırarak başlayalım… Bunun için Picasa’daki fotoğrafları özgürce kullanabileceğinizi hatırlatmak isterim.

 

Derinden Ankara’lı bir insan olarak, konuyla ilgili daha önemsediğim, yaralayıcı bulduğum olaylar Ankara’da yaşanmış örnekler benim için. Akün Sineması gitti önce, sonra Kavaklıdere Sineması. Her ikisi de işletmecileri tarafından fedakarlıklara yaşatıldılar bir süre, geciktirilen bir ölüm daha kolay kabullenilebilirmiş gibi. Sonra belki bir varlıktan bahsetmediğimiz için, punduna getirilerek kabullenilir bir ölüm biçildi sinema salonlarına. Sinema ölmüştü, salonların cenazelerini açıkta bırakmak niye?

Continue reading »

 

Sekiz ayrı yazar tarafından etrafta olup bitene dair yazı ve görsellerle şenlenen etrafta.com’da fotoğraf konusunda son bir iki günde iki ayrı not edilmesinde fayda olacak cinsten yazı düştü.

GTA – Görsel Tarih Arşivi ve Güle Güle Helen Levitt yazıları erken dönem Türkiye Cumhuriyeti fotoğraf ve her tür görsel materyal arşivine dair meraklılar için, Helen Levitt yazısı da hem bu fotoğrafçıyı tanımayan ya da görmüş, yanından geçip gidivermiş insanlar için harika kaynaklar…

 

Yıllardır, İstanbul Bilgi Üniversitesi Şubat-Mart civarında Açık Kaynak Günleri’ni düzenler (Birincisine Kuştepe’de oturan kimi kaynakçılar da ilgi göstermiş derler, söyleyenlerin yalancısıyım) Mayıs ayında da Linux Kullanıcıları Derneği’nin Linux ve Özgür Yazılım Şenliği, kısaca şenlik olurdu.

Geçen yıl Açık Kaynak Günleri düzenlenemedi. Bu yıl, İstanbul’un bu güçlü etkinliği şenlikle birleşerek döndü. İstanbul’da LKD şenliği isteyen dernek üyeleri çoğunlukta olunca, iki ekip güçlerini birleştirdi.

17-18 Nisan tarihlerinde İstanbul Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsünde düzenlenecek etkinlikte ben de Copyleft kavramının hem geçmişi hem de olası gelecekleri üzerine fikirlerimi paylaştığım, olayın özgür yazılımdan doğarak, nasıl kültür endüstrisine sıçradığının ve neler yaşandığına dair üç-beş söz söyleyeceğim.

http://senlik.linux.org.tr

 

Bu konuda bir şeyler yazmıştım, hatta kimi dostlar “kısa ve öz yazmıştın güzel oldu” demişlerdi; ama kısa anlatmaya alerjim olduğu için, bu konunun neden yaşanışından haftalar sonra haber edilişini ve başka yönlerini, bu alanda daha önce de haberler yapmış olan ve etraflıca tartışılması için daha uygun bir zemin olacağına inandığım Düğümküme‘de yayınladım. İlgilileri oraya beklerim.

 

Kimi zaman organizasyon firmaları, anlaşabildikleri mekanlar ve yapmak istedikleri organizasyon arasındaki ilişkinin sağlıklı olup olmadığını gözardı ediyor gibi geliyor bana…

4 Temmuz 2006′da Esma Sultan Yalısı Sergent Garcia konseri için evsahipliği yaptığında İKSV bu örneklerden birini yaratmıştı örneğin. İKSV’nin organizasyon yapısına bakınca caz festivali (klasik müzik festivalinde getirmeyeceklerdi ya…) kapsamında getirmeleri anlaşılır, ama neden Esma Sultan Yalısı? Ki, gitmemiştim, ama giden arkadaşlarım bu tuhaf birleşimin sonuçlarından beklenebilecek her türlü olumsuzluğa tanık olduklarını anlatmışlardı.

Bir kaç hafta önce de (18 Şubat) Tindersticks dinlemeye Cemal Reşit Rey konser salonuna gittiğimizde rastladığım herkes aşağı yukarı benzer tepkiler veriyordu. Tindersticks orada dinlenebilir miydi?
Continue reading »